kimse bu albümden a perfect circle hele hele bir tool tadı beklemesin. katiyen. hiç alakası yok ki olmaması da iyi olmuş bence. ancak albüm kapağına özen gösterilmediğine dair eleştirilere katılmıyorum. albüm kapağındaki serap ezgü'den hallice olan çizgi karakter sadece bir maskot. albümü elinize alıp açtığınızda asıl olayı görüyorsunuz. tool albüm kapaklarından teoriler metaforlar semboller çıkartıp bir şeyler anlamaya çalışan insanlardan ve onların sorularından muhtemelen gına gelmiş ki çok direkt bir albüm konsepti yapılmış. son derece geyik olduğunu söylemeliyim. sadece cd'nin çıktığı kartonetin içine bakarsanız sizi büyük bir sürpriz bekliyor.
kartoneti açtığınızda bir uçuş güvenlik kartıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. bu vagina airlines'a ait bir kartonet. içinde acil durumlarda neler yapılması gerektiğiyle ilgili uyarılar bulunuyor. örneğin oturarak kendine doğru eğilmiş bir adam bulunuyor, yanındaki uyarı ise ''eğer kendi kendinize fellatio/cunnilingulus yapmaya kalkacaksanız koltuğunuzun alçakta olduğuna ve kemerinizin biraz gevşetilmiş olduğundan emin olun''. ayrıca alevler içinde düşen bir uçaktan paraşütle atlayan çarmıha gerilmiş bir isa var resimlerin birisinde. ama acil bir durum olacaksa önce dua edelim diyor güvenlik kartı. ışıl ışıl yanan bir çift el kavuşmuş ve dua ediyor.
ayrıca uçağın içinde aşırı ot içilmesinde fazla duman olduğunda ne yapabileceğinize dair ip uçları verilmiş. kısacası maynard kames keenan artık ciddiye alınmak istemiyor. albümün kendisi de müzikal açıdan dinlendikçe sevilebilecek bir albüm. tarkan albümleri gibi mi desem ne desem bilemiyorum. maynard'ın sahne arkasında oldukça seksüel olduğuna dair dedikodular duyuluyordu ancak bu albümle adam bence libidosal ve hedonist tarafını iyice ortaya çıkartmış oldu. yadırgamıyoruz elbette ancak we al eternal all this pain is an illusion diyen bir bilgeyi çağrıştıran bu adamın özgürlüğünü kendince böyle yaşaması şaşırtıcı. güzel feyk meynırd.
son olarak bu albümü alan ve zihni zehirleneceği söylenen çocukları döveceğini de taahhüt etmiş vagina hava yolları başkanı harry merkin. kesin bu harry merkin bir lost karakteri olarak karşımıza çıkacak ilerde!:) ehehe evet evet. neyse. albümde bir numara yok diyebilirsiniz. ama maynard severler bir göz atmalı diyerek klasik bir müzik dergisi köşe yazarı sıkılganlığında bu yazıyı bitiriyorum.
18 Mart 2008 Salı
iyi bir hayat derler..
yıllardır tarif ediliir durur. sokak röportajlarında insanlara sorarlar ne istiyorsunuz diye, cevap kendisidir. yirmi sene eğitim 25 sene iş hayatı geçirilir kendisine ulaşmak için. ancak tam manasıyla ulaşılamaz çoğu zaman. kendisi orada öylece durmaktadır ve gülümsemektedir. gerçekten çoğu bilmeden ölür gider ''iyi bir hayat'' aslında nedir.
parayla imkanla ulaşılacağı düşünülür hep. belki de doğrudur. yaşayıp geçeceğimiz şu hayatı ''iyi'' olarak tanımlamak için şimdi bize çok para gereklidir belki de. bir maserati olsa mesela. sonra boğaza karşı bir ev. denizi koklaya koklaya kahvaltı edebilmek, lodosla konuşabilmek, üşüyen denizi seyredebilmek hayatın anlamı olabilir pekala. sonra iyi bir eş. güzel çocuklar. iyi bir iş. ''ben sevdiğim işi yapıyorum'' diyebilmek mesela. çalışmaktan keyif alabileceğiniz bir iş yapabilmek iyi bir hayatın kıstası olabilir. belki de bir dünya turu. kısacası paranın ve aklın size sunabileceği türlü türlü şeyle ''iyi bir hayat' tahsis edilebilir. hayat standartları enstitüsü bunu onaylamıştır.
yaşlı birine sorsanız iyi bir hayat nedir diye size hemen ''sağlık sıhhat evladım'' diyecektir. çünkü zaten yaşlanmanın tüm yıkımını o anda yaşamakta olan kişi artık hayattan geçmiştir. bitmiştir olay. nefes alıyordur ama ışıldamıyordur. yaşlılık görünmezliktir. iyi bir hayat bitmiştir. milyarlarca dolarınız da olsa.
15 yaş grubuna hitap etme heveslisi sakallı saçlı solcu dönmesi bir entele sorsanız iyi bir hayat nedir diye, ''sonsuza dek ahkam keseceğim ve beni her gün dinlemeye gelecek insanların takıldığı bir cafeye sahip olmak'' diyebilir size. yada imza günleri. okurlarım benim herşeyim diye de ekleyecektir üstüne.
bir maymuna sorsanız iyi bir hayat nedir diye, size göre cevap ''insan olmaktır'' olabilir. ancak maymun kesinlikle muz diyecektir. bu kadar basit midir aslında?..belki de..
sahip olduklarımız, yaptıklarımız, yaşadıklarımız, paramız, güzelliğimiz, kariyerimiz midir iyi bir hayat? yoksa sadece muz mudur?..ama biz insanız sahi..ama maymunlar birbirini öldürmüyor biliyor musunuz?
conan'a sorsak iyi bir hayat nedir diye gözlerini patlata patlata kılıcını gösterebilir bize. bir kasa dolusu şarap ısmarlarız kendisine kılıcını kaldıracak gücü kalmayınca sarhoşluğundan yine sorarsanır iyi bir hayat nedir diye, sırıtarak sizi gösterecektir belki de.
öyleyse iyi bir hayat tanımı değişip duruyor belki de. bill gates'e sorsak iyi bir hayat nedir diye vereceği cevap ne olursa olsun hoşumuza gitmeyecektir. ''sağlık sıhhat efendi olmak'' gibi bir yanıt verirse hassöktör la ordan diyeceğimiz kesin gibidir. ama kalksa ''bi ferrari bir mankenle evli olmak bir de microsoftun başında olmak''' dese misal, yine adama küfürlerden bir demet sunabiliriz. kıskanmak mı? asla öyle olmayacağımızı bilmek mi? nerden bilebilirsin ki? parayı imkanı sonuna dek bulmuş biri olana iyi bir hayat nedir diye sorulduğunda verilebilecek cevap kendisinin elde edemediği şeylerden oluşacaktır. çünkü insan, iyi bir hayata sahip olsa bile, daha iyi bir hayata sahip olmak için çırpınıp durur.
günde 3 saat trafikte mi kalıyorsunuz? günde 8 saat işyerinde oturmaktan kıçınızda fistüller mi patlıyor? eve gelince yemek yap, bulaşık yıka, köpeği gezdir, tv yi aç, boktan bir dizi seyret, maç seyret, sonra yat zıbar. bunları yaşamak zorunda mısınız gerçekten? zorunda olduklarınız arttıkça iyi bir hayattan bahsetmeye başlar insanlar özlemle. askerde gün sayan birisine sorsanız gururludur ancak nedense oradan çıkmak için gün sayıyordur. işte tüm hayatımız böyle geçiyor. bazı dönemler böyle geçmeden olmuyor eğer indiana jones değilseniz.
ateş altında bir sipere sığınmış baba oğul, tepelerinde uçak savarlar ve top mermileri dolanırken ''iyi bir hayat nedir '' diye sorsanız, hayatta kalmaktan bahsedeceklerdir size. o anda akıllarına ne iphone gelecektir, ne de en sevdikleri meyve. bir anda değişir hayat. sonra bir kurşun girer adamın kollarının arasındaki çocuğa. iyi bir hayat bir küfür gibi olur artık. tüm hayatlar parçalanır aslında orada.
yaşadığımız tüm zaman dilimlerinde iyi bir hayata kavuşmak için çırpınıyoruz. o ise çok azının vardığı bir kaf dağı gibi. oysa ki hayat zaten iyi bir nane değil. bizden mi yoksa kendinden mi geldi bilinmez, zaten lanet bir şey. durduk yerde yürürken kayıp kıç üstü düşmeden anlamazsınız bunun böyle olduğunu. bir deprem olsa iyi bir hayattan bahsedebilir misiniz? komşularınız aileniz öldü, evler yıkık dökük ve cep telefonları çalışmıyor. zaten cep telefonlarının olmadığı hayat nasıl iyi olabilir ki değil mi ama? her şey değişiyor ve deviniyor. iyi hayatlar da öyle. iyi hayatlara sahip olanlar için de bu değişiveriyor aniden. sonsuz bir iyi hayat mı? bunun vaadiyle zaten dinler kurulabiliyor.
parayla imkanla ulaşılacağı düşünülür hep. belki de doğrudur. yaşayıp geçeceğimiz şu hayatı ''iyi'' olarak tanımlamak için şimdi bize çok para gereklidir belki de. bir maserati olsa mesela. sonra boğaza karşı bir ev. denizi koklaya koklaya kahvaltı edebilmek, lodosla konuşabilmek, üşüyen denizi seyredebilmek hayatın anlamı olabilir pekala. sonra iyi bir eş. güzel çocuklar. iyi bir iş. ''ben sevdiğim işi yapıyorum'' diyebilmek mesela. çalışmaktan keyif alabileceğiniz bir iş yapabilmek iyi bir hayatın kıstası olabilir. belki de bir dünya turu. kısacası paranın ve aklın size sunabileceği türlü türlü şeyle ''iyi bir hayat' tahsis edilebilir. hayat standartları enstitüsü bunu onaylamıştır.
yaşlı birine sorsanız iyi bir hayat nedir diye size hemen ''sağlık sıhhat evladım'' diyecektir. çünkü zaten yaşlanmanın tüm yıkımını o anda yaşamakta olan kişi artık hayattan geçmiştir. bitmiştir olay. nefes alıyordur ama ışıldamıyordur. yaşlılık görünmezliktir. iyi bir hayat bitmiştir. milyarlarca dolarınız da olsa.
15 yaş grubuna hitap etme heveslisi sakallı saçlı solcu dönmesi bir entele sorsanız iyi bir hayat nedir diye, ''sonsuza dek ahkam keseceğim ve beni her gün dinlemeye gelecek insanların takıldığı bir cafeye sahip olmak'' diyebilir size. yada imza günleri. okurlarım benim herşeyim diye de ekleyecektir üstüne.
bir maymuna sorsanız iyi bir hayat nedir diye, size göre cevap ''insan olmaktır'' olabilir. ancak maymun kesinlikle muz diyecektir. bu kadar basit midir aslında?..belki de..
sahip olduklarımız, yaptıklarımız, yaşadıklarımız, paramız, güzelliğimiz, kariyerimiz midir iyi bir hayat? yoksa sadece muz mudur?..ama biz insanız sahi..ama maymunlar birbirini öldürmüyor biliyor musunuz?
conan'a sorsak iyi bir hayat nedir diye gözlerini patlata patlata kılıcını gösterebilir bize. bir kasa dolusu şarap ısmarlarız kendisine kılıcını kaldıracak gücü kalmayınca sarhoşluğundan yine sorarsanır iyi bir hayat nedir diye, sırıtarak sizi gösterecektir belki de.
öyleyse iyi bir hayat tanımı değişip duruyor belki de. bill gates'e sorsak iyi bir hayat nedir diye vereceği cevap ne olursa olsun hoşumuza gitmeyecektir. ''sağlık sıhhat efendi olmak'' gibi bir yanıt verirse hassöktör la ordan diyeceğimiz kesin gibidir. ama kalksa ''bi ferrari bir mankenle evli olmak bir de microsoftun başında olmak''' dese misal, yine adama küfürlerden bir demet sunabiliriz. kıskanmak mı? asla öyle olmayacağımızı bilmek mi? nerden bilebilirsin ki? parayı imkanı sonuna dek bulmuş biri olana iyi bir hayat nedir diye sorulduğunda verilebilecek cevap kendisinin elde edemediği şeylerden oluşacaktır. çünkü insan, iyi bir hayata sahip olsa bile, daha iyi bir hayata sahip olmak için çırpınıp durur.
günde 3 saat trafikte mi kalıyorsunuz? günde 8 saat işyerinde oturmaktan kıçınızda fistüller mi patlıyor? eve gelince yemek yap, bulaşık yıka, köpeği gezdir, tv yi aç, boktan bir dizi seyret, maç seyret, sonra yat zıbar. bunları yaşamak zorunda mısınız gerçekten? zorunda olduklarınız arttıkça iyi bir hayattan bahsetmeye başlar insanlar özlemle. askerde gün sayan birisine sorsanız gururludur ancak nedense oradan çıkmak için gün sayıyordur. işte tüm hayatımız böyle geçiyor. bazı dönemler böyle geçmeden olmuyor eğer indiana jones değilseniz.
ateş altında bir sipere sığınmış baba oğul, tepelerinde uçak savarlar ve top mermileri dolanırken ''iyi bir hayat nedir '' diye sorsanız, hayatta kalmaktan bahsedeceklerdir size. o anda akıllarına ne iphone gelecektir, ne de en sevdikleri meyve. bir anda değişir hayat. sonra bir kurşun girer adamın kollarının arasındaki çocuğa. iyi bir hayat bir küfür gibi olur artık. tüm hayatlar parçalanır aslında orada.
yaşadığımız tüm zaman dilimlerinde iyi bir hayata kavuşmak için çırpınıyoruz. o ise çok azının vardığı bir kaf dağı gibi. oysa ki hayat zaten iyi bir nane değil. bizden mi yoksa kendinden mi geldi bilinmez, zaten lanet bir şey. durduk yerde yürürken kayıp kıç üstü düşmeden anlamazsınız bunun böyle olduğunu. bir deprem olsa iyi bir hayattan bahsedebilir misiniz? komşularınız aileniz öldü, evler yıkık dökük ve cep telefonları çalışmıyor. zaten cep telefonlarının olmadığı hayat nasıl iyi olabilir ki değil mi ama? her şey değişiyor ve deviniyor. iyi hayatlar da öyle. iyi hayatlara sahip olanlar için de bu değişiveriyor aniden. sonsuz bir iyi hayat mı? bunun vaadiyle zaten dinler kurulabiliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)