22 Nisan 2015 Çarşamba

İnfaz saati


- Yine mi ders verir gibi konuşacaksın? Böyle zamanlarda ağzından çıkanlar aç bir adamın karın gurultularına benziyor. Bu çağın hastalığı bezginlik. Hastalık da değil aslında herkesin nasıl parmakları varsa onun gibi bir şey.

+ İnsanlara ders verir gibi konuşmak beni iyi hissettiriyor tamam mı? Onlar bilmiyorlar ve ben biliyormuşum sadece ben gibi hissettiriyor.

- Evet işte "gibi hissettiriyor". Ah ne zaman büyüyeceksin? Belgeler onaylandı mı?

Stanley iç çekti ve belgeleri elinde tuttuğunu tamamen unutuverdi.

+ Elbette. Ah evet. Buradalar. Karın kaç aylık hamile Claine?

- 2 aylık. Yarın kontrole gideceğiz. Elbette müdürden izin alabilirsem.

Belinde duran anahtarların şakırtısı koridoru çınlatırken Claine'ın gözleri devrildi birden. Onunla evlenmek istememişti hiç ve şimdi 3. çocukları doğmak üzereydi. İnsan boşlukları istemediği şeylerle doldurmakta oldukça becerikli bir canlı. Boşluklar olmasın da ne olursa olsun.

+ Bana baksana Claine, senin yeni okuduğun bir kitap vardı, neydi o?

- Deliliğin gömlekleri'ni mi diyorsun?

+ Evet evet hani delilerin kısa hikayelerini anlatan. Neydi herkesin evinin önüne birer tane menekşe koyan biri varmış nasıldı o hikaye?

Claine neredeyse gülümseyecekti ama vazgeçti.

- Evet anlatayım yeniden istersen. Hem vakit de geçmiş olur. Courdigan adında bir deli Lorraine diye bir köyde yaşıyormuş. Köyde insanlar kendi halinde yaşarlarmış. Bu köyde kışlar çok sert geçtiğinden çok az insan oradan çıkabilirmiş ve tek geçim kaynakları ormanda avlayabildikleri ren geyikleriymiş. Geyik etinin özel bir sosla yahnisini yaptıkları için komşu köylerden de et almaya veya yemek yemeye gelenler çok olurmuş. Her köyde olduğu gibi bu köyde de neden delirdiği tamamen unutulmuş Courdigan adında bir adam yaşıyormuş. Saçlarını yolmaktan kendini kel bırakmış biri. Bir gün bu adam gündüz vakti elinde menekşelerle belirmiş. Kar kış kıyamet. Çalı çırpıdan başka bitkinin olmadığı yerde menekşe gören bilen de pek azmış. Bu adam bazı evlerin kapısının önüne menekşeler bırakmaya başlamış. Köyün ahalisi önce önemsememiş ama adam nerdeyse her gün aynı evlere aynı saatte - öğleden sonra güneş inmeye başladığında - menekşe bırakıyormuş.

Bu böyle haftalarca sürmüş ve ahali eden o evlere menekşe bırakıldığını anlayamamış bir türlü. Courdigan köyün hemen dışında duran eski yanmış bir evde kalıyormuş. Çıplak ayaklarıyla karda yürürken çıkardığı seslerden onu herkes tanıyormuş. Bir gün tam kapısına menekşe bırakacağı evlerden birinin kapısı aniden açılmış ve evden çıkan kadın durup "neden bunu yapıyorsun?" diye sorduğunda "çünkü herkes bir gün ölecek ahahaha" diye cevap vermiş.

O günden sonra kapısına menekşe bırakılan evlerin lanetli olduğuna dair bir söylenti yayılmaya başlamış. Hatta köyün bir kaç zengininden birisi olan Claudel adında bir adam kiliseye gidip rahipten o evlerdeki insanların pazar ayinine alınmamasını bile istemiş. Lorraine'de yaşayanlar bir kaç hafta içinde evine menekşe bırakılanlar ve bırakılmayanlar olarak ikiye ayrılmış. İnsanlar kendi aralarında kapısına menekşe bırakılan evlerde yaşayanlar hakkında türlü türlü akla hayale gelmedik şeyler anlatmaya başlamışlar. Ya evet Frankel'lerin evine de kurt kılığında şeytanlar giriyormuş. Joseph gözleriyle görmüş. Raimond'ların evinin bacasından da geceleri cadıları fırlarken görmüşler.

Aradan aylar geçmiş Courdigan artık evlere menekşe bırakmaz olmuş ve ortadan kaybolmuş. Ama köy çoktan kavgalar içinde kalmış. Sonunda da evlerden birisini bir gece köy ahalisinden bazıları toplanıp yakmışlar. Bir aileyi tamamen yok etmenin huzuruyla da ertesi sabah uyanmışlar. O günden sonra evine menekşe bırakılanlar köyden ayrılmaya başlamış ve kışın ortasında çoğu gidecek yer bulamayacağı için köyün yöneticilerine savaş ilan etmişler. Geceler boyu köyde kan gövdeyi götürmüş.

+ Bu hikaye gerçek mi?

- Gerçek olmasına gerek yok. Böyle bir şey asla gerçekleşmeyecek diyebilir misin?

+ Peki Courdigan'a ne olmuş?

- Köy artık içinde yaşanamaz bir hal aldıktan aylar sonra köyden neredeyse köpekler bile kaçmışken tekrar ortaya çıkmış ve yanan evlerin her birine birer menekşe bırakmaya başlamış. Yine aynı saatte ve her gün.

+ insanlar gerçekten anlaşılmazlar. Tüm bunlar gerçekten sadece menekşeler yüzünden mi olmuş?

- Evet bebek suratlı Stan. İnsanlar anlaşılmaz değiller aslında son derece basitler. Tüm bunlar sadece menekşeler yüzünden olmuş.

+ Bir deli kuyuya menekşe bırakmış kimse çıkaramamış desene

- Deliyi bilmiyorum menekşeleri de öyle ama kuyuyu inşa edenlere söylemek lazım bunu biraz da.

Uzun koridor boyunca konuştuklarından metal kapıya vardıklarını farketmediler. Kapının önündeki görevlilerle başlarını eğerek selamlaştıktan sonra kapı açıldı. İçerideki tutuklunun yanına vardılar. Stanley belindeki kelepçelerden birisini çıkarıp tutukluya taktı.

+ Lee Harvey Oswald. 7'si çocuk 19 kişiyi öldürmekle suçlanıyorsun. Hakkındaki hüküm idam. İnfaz saati 05.00. Rahip istiyor musun?

Adam tek kelime etmeden ayağa kalktı ve ellerini uzattı.



Olga

 Sonsuza dek sürecek bir öfkeniz varsa içinizde büyütüp yeşerttiğiniz, asla huzur bulamazsınız. Öfkenizi beslediğiniz o kısa zamanlarda haya...