20 Ekim 2013 Pazar
Şimdi ve öncesi
21. yüzyıl kendine has özellikleriyle yaşadığımız zaman dilimi. Sürekli aynı şeyleri gördüğümüz için dikkatimizi zerre kadar çekmeyen bazı özelliklere sahip. Diğer zamanlardan şiddetli biçimde ayrıldığı bazı özellikleri var. Bugün, geçmişe göre dünyanın, insan hayatının bazı özellikleri kayboldu. Değişenlerden çok yok olanlar ve şekli geri dönüşsüz bozulanlar çoğunlukta.
Örneğin sonbahar adında bir mevsim artık yok
Artık bilgi, belli bir zümrenin elinde değil. Kontrol edilemiyor.
Devletler görünen tek adam iktidarlarına tapıyorlardı. Artık görünmeyenlere tapıyorlar
Din hiç olmadığı kadar aşırı uçlar doğuruyor. Çünkü can çekişiyor. Can çekişen bir canlının hayatta kalma iç güdüsüyle her yere saldırdığı gibi etrafına saldırıyor.
Aile kurumu yerle bir olmak üzere
Aşk tamamen tarihe karıştı. Birliktelikler artık görünmez kurallara bağlı olarak işletiliyor ve kimse acı çekmek istemiyor. Acı çekmenin yüceltilmesi de tarihe gömüldü.
İnsanların acaiplikleri artık psikolojik rahatsızlıklar olarak görülüyor ve bu insanlardan herkes korkuyor. Eskiden bu insanlar güçlüyse eğer kral bile olabilirlerdi.
Tüketmekten başka alternatifimiz yok
Her şey çok kolay görünüyor ancak bir şeyi gerçekleştirmek yüz seneye önce oldukça zor.
Ülkelerin sınırları artık daha kalın duvarlarla örülü. Mülteci olmak diye bir kavram artık daha belirgin. 500 sene evvel istediğiniz ülkenin insanı olup dünyayı gezebilirdiniz.
Toplumu yüceltmenin modası geçiyor. Bireyin özgürlüğü tam manasıyla sağlanabilmiş değilse bile daha fazla.
Kurumları korumaya yönelik icat edilen yasaların foyası ortaya çıktı.
Devletler halklarından gizli saklı işleri artık eskisi kadar kolay çeviremiyorlar.
her şey görülebilir düzeyde yayınlanıyor. herkesin hayatı kesintisiz devam eden bir gösteriden ibaret
En büyük hastalıklardan birisi hissizlik. aşırı dozda hissiyatın sonunda sinir uçlarının körelmesi gibi, insanlar artık hiçbişiy hissetmeden hayatlarını devam ettiriyorlar. Kimisi farkına varıyor kimisi ise bunun bir lanet olduğunu farkediyor.
Aynı kalan şeyler ise görünmeyen bir düzeyde devam ediyor. Çünkü insan hep insan olarak kalıyor. Örneğin kölelik resmen kaldırıldı diye bilinmesine rağmen dünyada şu anda köle hayatı yaşayan 100 milyonun üzerinde insan var. Savaşlar on dakika bile ara vermeden devam ediyorlar. Medeniyetle kendini taçlandıran ülkelerin çoğu iyi birer sinema izleyicisi. Artık veba ve kolera yok, aids var. İnsanlığın başına bela olan her zaman bir kaç hastalık var ve hala insanlık bunlara çare üretemiyor. Fukuyama beyinsizi zamanın sonu geldi dese de insanlık kendini yoketmeden bir mucize eseri var olmaya devam ediyor. En büyük savaşı hala doğa ile ve bu kez insanlığın silahları ve bombaları var.
Peki bundan sonra ne olacak? İnsanlığın başındaki en büyük bela empatinin tamamen yok edilmesi. Kitlesel manyaklıklar hala devam ediyor. Artık Scarlet Letter yok zina yapan bir kadının yakasına iliştirilip toplum önünde rezil etmek için. Ancak daha güçlü damgalar var. Medya ve İnternet var. Ne yaparsanız yapın görülüyor biliniyor gözleniyor. Kim veya ne olduğunuz üzerine derin yargıları var insanların. Artık Auta da Fe yok belki engizisyonun cadıları yakıp halkı sevince boğduğu o şenlikler düzenlenmiyor. Yine de insanın kendini aklamasının yolları hala mevcut.
Sevgi mi? o maalesef bir türlü gitmiyor bu dünyadan ve en büyük acıları hala o çektiriyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Olga
Sonsuza dek sürecek bir öfkeniz varsa içinizde büyütüp yeşerttiğiniz, asla huzur bulamazsınız. Öfkenizi beslediğiniz o kısa zamanlarda haya...