1 Ağustos 2013 Perşembe

Catherine De Medici



Bu yazıyı okumaya başlamadan evvel bismillah çekin. Çünkü karşınızdaki insan sıradan bir insan değil. Catherine De Medici. Koskoca Floransa şahı Lorenzo Medici'nin tek kızı. Hayatın sillesini okkalı biçimde yemiş bir şahıs. Bu dediklerime bakmayın yine de, kendisi de az yapmamış. 1519 yılının güzel bir bahar gününde doğan Catherine çok kısa sürede hem annesini hem babasını kaybediyor. Daha sonra papa olacak olan amcası tarafından 14 yaşındayken yine 14 yaşında olan geleceğin Fransa kralı olacak II. Henry ile evlendiriliyor. Dünyanın en sevgisiz evliliklerinden birisi bu olabilir. Tam 10 çocukları olmasına rağmen Henry'nin Catherine'den pek hoşlanmadığı bir gerçek çünkü evliliklerinin ilk on yılında Henry o metres senin bu alem benim gezmekten gocunmuyor. Üstelik evlilikleri boyunca tam 20 sene boyunca Henry'ninkesintisiz ve ülke yönetimine bile karışan bir metresi oluyor; Diane de Poitiers. Catherine ise kocasına fazlasıyla aşık. Kadının tüm gençliği kocasının kendisine geri dönmesini bekleyerek geçiyor. Ta ki ilk erkek çocukları Francis 1543'te doğana dek bekliyor. Zaten Henry bey o günden sonra durmuyor 1555'e dek on çocukları oluyor.

Catherine bir İtalyan olduğu için Fransa sarayında da pek sevilmiyor. Fransızlar bir İtalyanın kraliçeleri olmasını istemiyorlar. Kendisi zaten oldukça kısa boylu olduğu için saray eşrafınca alay konusu oluyor. Bu durumu ise tarihte ilk topuklu ayakkabılardan bir çift giyerek örtüyor Cathy. Kraliçe falan ama kendisinin topuklu ayakkabılara olan katkıları yadsınamaz kesinlikle.

Oğlan çocuğu doğurmasına doğuruyor Cathy ama ilk oğlan çocuğu çok uzun yaşamıyor. Bir de evlat acısı yaşıyor. Zaten on çocuğundan yedi tanesi hayatta kalıyor ama elbette tarihi olaylar sırasında daha çok evlat acısı yaşayacak. üç kral doğuruyor Catherine. Bir de Margaret var elbette. Hani şu meşhur kraliçe Margaret. Kayınpederi I. Francis 1547'de hakkın rahmetine kavuşunca kocası II. Henry kral oluyor. Catherine annelik görevleri dışında ne kocasına ne de metresi Diane'e laf ediyor. Gık çıkarmadan 20 sene. Ama acısını fena çıkaracak daha sonra.

Kocası 1559 bir kaza sonucu aniden ölüyor Catherine'in. Oldukça tanıdık bir durum Game of Thrones okuyanlar izleyenler için. İşte o günden sonra Catherine'in hayatı geri dönüşsüz olarak değişiyor. Büyük oğlu Francis oldukça zayıf bir karaktere sahip olduğu için koca ülkenin yönetimi ablamıza kalıyor.

Hayatının en zor günü olacak 24 ağustos 1572'ye dek ülkeyi paramparça etmeye hazır protestan katolik savaşının ortasında buluyor kendisini. İki büyük aile sarayda gücü ele geçirmeye çalışıyor. Birincisi tüm protestanları keselim diyen Guise ailesi. Ki ülkenin yüzde doksanı katolik iken Guise ailesinin bir dediği sarayda iki edilmiyor. Her zaman kralın danışmanları bu aileden çıkıyor. Diğer aile ise protestan olan Huguenot ailesi. Deli parası olan bir aile onlar da. Üstüne de güneyde çok büyük bir askeri güç olan katolik ispanya ile, kuzeyde ispanyanın protestanları kesmeye çok kararlı olduğu Flamanlar var. Hem içerde hem dışarda berbat bir tarihi zamanda korkunç bir güç savaşının içine düşüyor Catherine. Ömrü boyunca tam 5 iç savaş görüyor. Biri bitiyor diğeri başlıyor. Üstelik oğullarını da korumak istiyor. Kral olsalar bile bu güçlü ailelerin yapabilecekleri kralı bile öldürmeye kadar gidebilecek kırılganlıkta.

Catherine ilk iş olarak sarayda çok güçlü olan Guise ailesini defediyor. Katoliklerin kadınlara bakış açısı şöyle o zamanlar; kadınlar işimizi görsün yeter. Guise ailesinin saraydan şutlanması oldukça aşağılayıcı ama o dönemin Fransa'sında bir kadın tarafından şutlanmaları apayrı bir utanç aile için. Ancak Catherin'in acıları bitmiyor büyük oğlu Francis sadece 17 ay tahtta kalıyor ve ölüyor. Yerine de 10 yaşındaki oğlu Charles geçiyor.

Bir yanda Guise ailesi bir yanda Huguenot ailesi iki arada bir derede krallığın hakimiyetini kaybetmemek için elinden gelen ne kadar hamle varsa yapıyor Catherine. Guise ailesi çok daha güçlü olduğu için ülkedeki hakimiyetlerini kırmak için 1565 yılında kızı Margaret'i katolik İspanya'nın krallarından biriyle evlendirmeye kalkması üzerine Huguenot'lar delirip kralı kaçırmaya kalkıyorlar. Bu olayı Catherine asla unutmuyor. Anlayacağınız hiç kimseye yaranamıyor o zamanlarda ve oynanan satranç oyununu daha berbat bir hamleyle devam ettiriyor. İspanya kralı kızı reddedince bu kez Catherine kızını Huguenot'ların krallarından biriyle evlendiriyor. İşte bu olay tüm dengeleri bozuyor. Huguenotlar güçleniyorlar ve ailenin lideri Coligny kralı etkilemeye başlıyor. Eyvah oğlan elden gidiyor demeye kalmadan nerdeyse protestan Flamanlarla Fransa savaşa girme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Bu kadar karmaşanın olduğu zamanlarda 1572 yılının yazında tüm Huguenot ailesi Paris'e düğün için davet ediliyor. İşte tam bu noktada Huguenot ailesinin başı olan ve kralı baya etkilemiş Coligny ağır biçimde yaralanıyor. Emri kimin verdiği meçhul ancak Catherine'in tüm Huguenot ailesini ortadan kaldırmak istediği büyük bir ihtimal. Hazır hepsi gelmişken deyip ailenin liderini öldürmeye kalkmak. İşte bu noktada işler çığrından çıkıyor ve Paris'te katolik çeteler Huguenot katliamı başlatıyorlar. Sadece Paris'te binlerce insan sokak ortasında kesiliyor. Olay tüm Fransa'ya yayılıyor ve on binlerce protestan kılıçtan geçiriliyor. Bu olay 23-24 ağustos 1572 tarihinde gerçekleşiyor ve St Bartholomew katliamı deniyor.

On binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğu büyük bir ihtimal olan Catherine o günden sonra siyasetten şundan bundan elini eteğini az da olsa çekse de yine de ülkedeki karışıklık asla tam manasıyla dinmiyor. Din savaşları ülkeyi Catherine ölene dek kasıp kavuruyor. !589 yılında da Catherine eceliyle ölüyor. O çok sevdiği kocasının yanına gömüyorlar.

St Bartholomew katliamı apayrı bir yazı konusu elbette. Ancak şu bir gerçek ki Catherine, hayatı boyunca onca berbat duruma rağmen, onca acıya, kaybettiklerine rağmen asla pes etmemiş. Saygı duruşu. Ha St Barthomomew katliamında yaptıkları hariç. Gözü dönmüş kadının orada.

Olga

 Sonsuza dek sürecek bir öfkeniz varsa içinizde büyütüp yeşerttiğiniz, asla huzur bulamazsınız. Öfkenizi beslediğiniz o kısa zamanlarda haya...