20 Kasım 2013 Çarşamba
Ayırt edebiliyor musunuz onları?
Güvenli olmak, orta üst sınıftaki insanları tanımlarken düşünülecek ilk parametre halini aldı artık. Kendi huzurlu ve umutlu dünyalarında kendi gerçekliklerinde yaşayıp gitmelerini de bu güvenliğe borçlular. Bilgili olanlar, en iyi eğitimi almış, herşeyin nerdeyse en iyisiyle kendilerini ödüllendirenler sadece sermayeyle değil, kendi yarattıkları dünyanın güvenli olmasıyla da bunu sağlıyorlar. Dışarıdan bakıldıklarında şımarık, şiddetle ilgili her türlü durumdan tiksinti duyan ( ki her insan evladı bunu duysa çok güzel olur ) ancak etrafta olup biten tonla şiddet dolu şeyleri bile sırf bu kaçışları nedeniyle görmezden gelecek kadar kendi güvenli duvarlarına sımsıkı bağlı çok entelektüel insanlar sürüsü her zaman gücü de elinde tutmuştur. İktidarları onlar seçmezler ama her zaman. Çünkü umurlarında bile değildir bu. Kim başa gelmiş, kim çoğunluğu yönetiyor önemli değildir. Onlar zaten sahip oldukları üstün meziyetlerle her türlü durumdan alınları ak, pir-ü pak çıkacaklardır.
Peki kim bu insanlar? Nerede yaşıyorlar? Ne istiyorlar ve neden böyleler?
Kendi yaşadığımız ülke için konuşacak olursak her yerde karşımıza çıkabilir bu insanlar. Aldıkları ufacık bir hizmette bile, para ödedikleri için o hizmetin karşılığından çok daha fazlasını talep edenler olarak onları ayırt edebilirsiniz bir telekom kuyruğunda veya bir tekelde bir içki için pazarlık ederken. Telekom kuyruğunda kocaman takım elbiseli adamların ödemedikleri 17 liralık bir fatura için tüm mekanı teröre boğduğuna şahit olabilirsiniz. Onlar hep haklıdırlar. Çünkü seçkindirler. Hürmet edilmişlerdir. Kabul edilmişlerdir.
Onlar için izledikleri diziler, takip ettikleri bloglar, instagram hesapları bile delicesine önemlidir. Benimsedikleri ve beğendikleri en küçücük şey bile, onları ifade etmektedir ve onları yansıttığı için elbette ki mükemmeldirler. bu basit bir " onlar sermayeye sahip ve sırf bu nedenle haksızlar" eleştirisi de değil. Kıskançlık geliştirilebilecek bir durum da söz konusu değil. Söz konusu olan, kendi varlığını artık tamamen biçime dayandırmış, görmeyi bilmeyi anlamayı rafa kaldırmış bir şeyler hissetmekten zaten söz edilemeyecek seviyede alıklaştırılmış güvenli olduğuna emin olan bir kitledir. Elitizmin bile haklı yanları varken, kendini büyük görmek bile bir erdemden uzaklaşmaktan fazlası olmayabilecekken bu insanlar bir bütün olarak çöp yığınıdırlar.
Çünkü korkmaktadırlar. O çöp yiyenlerden, bir köyde küçücük bir çocukken evlendirilip ömrü çürütülenlerden, eşşek sikiyor denilerek hayvanlaştırılabilenlerden olabilirlerdi. Ama değiller. Ne sebeple değiller? sadece doğdukları aileler de kendileri gibi oldukları için. Bu iğrenç bir bayrak yarışı. Hayatta yaşadıkları en büyük travma terkettikleri sevgilileri. üçüncü sayfa haberleri onlar için sadece yüz ekşitebilecekleri bahaneler sürüsü. "ay nasıl bu insanlar böyle olabiliyor ya" diyen birilerini görürseniz etrafınızda, işte onlardan biri diyebilirsiniz. Onlar anlam veremezler. Çünkü narinlikleri ve sahte sevecenlikleriyle kocaman sikilesi yürekleriyle tüm dünyayı kucaklamaya hazırdırlar.
Ne istiyorlar onu da söyleyeyim; hiç bişey. Sadece bir moloz gibi yaşamak. Biriktirerek, çöp evlerde yaşayan obsesifler gibi kendi sınırlarının ötesini asla görememiş taş tanrı zardoz'un o seçilmişleri gibi bütün gün yatıp zıbararak derin dertlerinin içinde düşüncelere dalarak yitip gitmek. Onlara daha o gün bir patlamada paramparça olmuş bir insanın bedenini gösterirseniz çığlıklar atarak bunun ne kadar insanlık dışı olduğunu söyleyeceklerdir size. Elbette ki bunun için bişiyler yapılmalıdır. İnsanlık nereye gidiyor?? Bizler nasıl bu kadar zalim olduk ha dostum?
Ha bir de bunların çok sevilenleri vardır, gözle görülecek yerlerde olduklarından. Onları ayırt edebiliyor musunuz? Lütfen edin. Lütfen.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Olga
Sonsuza dek sürecek bir öfkeniz varsa içinizde büyütüp yeşerttiğiniz, asla huzur bulamazsınız. Öfkenizi beslediğiniz o kısa zamanlarda haya...